petite patte köpek maması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
petite patte köpek maması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mar 2012

KÖPEĞİMİ NASIL BESLEMELİYİM ?




Köpeklere verilecek gıda miktarını belirleyen en önemli faktör köpeğinizin yaşıdır. Ayrıca yaşadığı ortam ve yaşam şartları da bu konuda belirleyicidir.

Genç köpekler yaşlı köpeklere göre daha aktiftirler ve daha fazla kaloriye gereksinim duyarlar. Gebe ve doğum yapmış köpekler ise hem kendileri hem de yavruları için daha fazla kaloriye ihtiyaç duyarlar. Diğer yandan bu durumlarla ilgisi olmayan ama zayıf ve hasta olan hayvanların da eski güçlerini yeniden kazanmaları için fazla kalorili yiyeceklere ihtiyaçları olmaktadır.

Besleme konusunda belirleyici olması gereken bir diğer husus da köpeğin egzersiz durumudur. Çalışan köpekler (örneğin bekçi köpekleri, çoban köpekleri, arama kurtarma, polis, asker ve av köpekleri), sarfettikleri fazla efor nedeniyle daha fazla kaloriye ihtiyaç duymaktadırlar. Yukarıda bahsi geçen tüm köpeklerin besin ve kalori ihtiyaçları fiziksel durum ve aktivitelerine göre belirlenmeli, ihtiyaç duydukları kalori miktarları özenle hesaplanmalıdır.

Köpeğinizi ev yemekleri ile besliyorsanız verilmesi gereken gıda miktarını ayarlamanız ve kontrol altında tutmanız zor olacaktır. Dostunuza verilen her öğün eşit miktarda karbonhidrat, yağ ve protein (özellikle hayvansal protein) ilçermelidir. Hazır mamalarda bu oranlar homojen bir şekilde ayarlandığından size kalan sadece mama miktarını belirlemek olacaktır.

Diğer yandan evde kendimiz için hazırladığımız yemekler bizim sindirim sistemimize uygun yemeklerdir. Unutmayınız ki bir köpek ve bir insanın sindirim özellikleri birbirinden farklıdır.

Hazır mamaları üreten firmalar bu gıdaların içeriklerini mama paketlerinin üzerine yazmaktadırlar. Yine mama paketlerinin üzerinde köpeğinizin yaşı ve ağırlığına göre verilmesi gereken mama miktarı da belirtilmektedir.

En uygun öğün sayıları 6 aydan küçük yavru köpeklerde 3-4 öğün, 6 ay 1 yaş arası köpeklerde 2 öğün, ve bir yaşını geçen köpeklerde 1 öğündür.

Yeni bir köpek edindiğinizde, köpeğinizi nasıl beslemeniz gerektiği konusunda mutlaka bir veteriner hekime 
danışınız. Hekiminiz köpeğinizin genel muayenesini yaparak, ırkına ve yaşam şartlarına göre beslenme, hangi vitamin ve mineral madde takviyelerinin yapılması gerektiği gibi konularda sizi bilgilendirecektir.

İyi ve doğru beslenen köpeklerde bağışıklık sistemi, deri ve sindirim sorunları çok daha az olacaktır. Dolayısıyla size de dostunuzun sağlığı için endişelenip, para ve vakit kaybetmek yerine onunla daha güzel ve keyifli zaman geçirmek düşecektir

TUĞRUL KUNT
Veteriner Hekim

21 Mar 2012

Kontrolsüz Üremeye Son !



Ciddi bir kısırlaştırma çalışması yapılmadığı sürece yıllardır süren sokak köpeği sorunu devam edecektir...

Geçici bir hevesle alınan özellikle safkan ırklardaki bir çok köpek bir zaman sonra ne yazık ki sokaklara düşebiliyor. Bir çok aile öncesinde çok iyi düşünmeden çocuklarına oyuncak gibi veya kendileri de şartlarını değerlendirmeden kolayca bir yavru köpek alabiliyorlar. Bu köpekleri sattıkları yerlerde de çoğu zaman köpeği alan aileye doğru düzgün bilgilendirme yapmıyorlar veya yapamıyorlar. O yüzden bu konuda sadece bilinçsiz ve düşünmeden yavruyu alan aileler sorumlu değil. Bu konuda deneyimi olan ve bu deneyimini kötü amaçlı kullanan satıcılar yavruların akıbetini düşünmeden 25 günlük annesinin memesinden ayırıp satabildikleri gibi, hasta, bakımsız, aşısız vb hem yavrunun geleceği ve sağlığı için hem de hevesle ailelerine yeni bir yavru alan insanlar için sorun olabilecek durumlar yaratıyorlar.

Eğitim konusunda hiç bir bilgileri olmayan ebeveynler köpek yavrusunun ilk günlerinde tuvalet, gece ağlama vb sorunlarına doğru tepkileri veremedikleri için yavru da onların ne istediğini anlayamıyor ve kısa süre sonra yavrudan istemeyerek de olsa ayrılmak zorunda kalıyorlar.

Her zaman barınak veya sokak köpekleri ile ilgili bilgileri ve deneyimleri değerlendirdiğinizde; bulundukları şehre göre değişmek üzere sokak köpeklerinin ancak %5-10'luk kısmının terier, golden, Alman kurdu vb gibi safkan ve onların melezleri olduğunu görüyoruz. Geriye kalan büyük kısım bizim sokak köpeği dediğimiz aslında her bölgenin kendine özel çoban köpeklerinin oluşturduğu bir populasyondur. Bu populasyonun da kaynağı tamamen köy ve kasabalardaki kontrolsüz üreyen köpeklerdir. Sokak köpeği sorununa katkı koymak amacıyla yıllardır sokak köpeği kısırlaştırıyorum. Kısırlaştırdığım köpekler arasında safkan, cins köpek dediğimiz ırklardaki köpek o kadar az ki lafı bile olamaz.

Sonuç olarak; Her ne kadar cins köpek denilen ve bir hevesle alınıp sokaklara düşen köpeklerin durumu içler acısı da olsa sokak köpeği sorunun esas kaynağı kırsal kesimlerdeki kontrolsüz üremelerdir.

Kutlu Dayıoğlu
Veteriner Hekim

30 Oca 2012

Köpeklerde banyo ve tırnak bakımı




Köpeklerde banyo alışkanlığı ve sıklığı ne olmalıdır?

Evde yaşayan köpekler en azından kötü koktukları veya sokakta gezdirirken kirlendiklerinde yıkanmalıdır. Bunu dışında köpeğinizi evde bile yaşasa sık sık yıkamak yerine uygun fırça ve taraklarla tararsanız tüylerinin daha sağlıklı olduğunu ve daha az keçeleşip daha az döküldüğünü göreceksiniz.

Bahçede yaşayan köpekleriniz ise sadece yaz aylarında ya serinletme amacı ile öğle saatlerinde şampuan sız veya kirlendiğini veya kötü koktuğunu fark ettiğiniz zamanlarda şampuanla yıkanabilir. 

Köpeğinizi Veteriner Hekiminizin tavsiye ettiği onlara uygun şampuanlarla yıkarsanız tüylerinin daha sağlıklı olduğunu göreceksiniz. 

Unutmayın köpeklerin tüy yapıları ve özellikle derisi biz insanlardan çok farklı bir yapıya sahiptir. Bizim şampuanlarımız ile yıkanan köpeklerin derileri tahriş olabilir, kuruyabilir veya kepeklenebilir.
Köpeklerin aslında sadece arka parmak tırnakları kesilir.

Köpekler kedilerden çok farklı olarak tırnaklarını içeriye gizleyemezler. O yüzden koşarken, yürürken tırnakları sürekli toprak, beton vb zeminlerde sürtünme sonucu körelir ve normal boyutlarında kalır. 

Aşağıda saydığımız durumlarda ise köpeklerin tırnakları aşırı uzayabilir;

Hiç gezdirmeme veya çok nadir gezdirme
Amerikan cocker gibi çok sık ve uzun tüylü ırklarda ayaklardaki tüyler nedeniyle tırnaklar gezdirilse bile yere değmediği için
Diğer parmakların arkasında yukarıda kalan bizim başparmağımıza denk gelen parmakların bazen diğer ayak kemikleri ile bağlantısının olmaması ve bu yüzden yere basma sırasında boşta kalması nedeniyle bu tırnaklar uzayıp kıvrılıp zamanla parmağa saplanabilir.
Sürekli çimenlik alanlarda gezdirme sonucu tırnaklar sert zemine basmadığı için aşınmaz.

Tırnakların yukarıda saydığımız nedenlerle aşırı uzaması sonucu ağrı ve yürüme güçlükleri oluşabilir. Veteriner hekiminize köpeğinizi götürdüğünüzde mutlaka tırnaklarını da kontrol etmesini hatırlatınız.

Veteriner Hekim


13 Oca 2012

Köpekler hakkında bilmeniz gereken 40 Pratik bilgi



Tüylerini tarayın. Köpeklerin çoğu fırçalanmaktan hoşlanır. Köpeğinizi fırçalayarak hem kürkünün sağlıklı olmasını sağlarsınız hem de aranızda bir bağ gelişir.
Köpekler de üşür. Köpeğinizin bir kürkü olması, soğuk havalarda dışarıda durmaya dayanabildiği anlamına gelmez. Onu bahçede kulübesiz bırakmayın.
Giydirin. Küçük köpekler ve tüysüz cinslerin soğuk havalarda giydirilmesi gerekmektedir.
Zaman ayırın. Köpeğinizi her gün uzun yürüyüşlere çıkarmak için belli bir zaman ayırın. Günde en az iki kez dışarıya çıkmasını sağlayın.
Eğitim şart, Köpeğinizi eğitirken emirleri el hareketleri ve jestlerle birlikte verirseniz, öğrenmesi daha kolay olacaktır.
Tasmasını çıkarmayın. Köpeğinizin tasması her zaman boynunda olmalıdır. Tasmasında adı, sahibinin ismi ve iletişim bilgileri bulunmalıdır.

İlginizi gerektirir. Köpeğinizin size bağlanması için bolca zaman geçirmeniz gerekmektedir.

Pirelere savaş açın. Köpeğinizin pirelerden uzak bir yaşam sürdürebilmesi için veterinerinizin size verdiği bakım planından şaşmamalısınız.

Metal kap kullanırken Metal su kapları kış aylarında dışarıda donabilir ve köpeğinizin dili kaba yapışabilir; yaz aylarında ise aşırı derecede ısınabilir ve köpeğinizin dilini yakabilir.

Köpekler, dişlerinizi gösterdiğiniz için gülümsemeyi agresiflik göstergesi olarak algılayabilirler.
Yavru köpekler kör, sağır ve dişsiz doğarlar.
Dalmaçyalı cinsi köpekler doğduklarında tamamıyla beyazdırlar, siyah lekeleri sonradan oluşur.

Antik Yunan düşünürü Platon “Köpekler bir filozofun ruhuna sahiptir” demiştir.

Köpekleri sevmenin tansiyonu düşürdüğü ispatlanmıştır.

Yapılan bir araştırmaya göre, köpek sahiplerinin %33'ü köpekleriyle telefonda konuştuklarını ya da telesekretere mesaj bıraktıklarını söylemiştir.
Köpekler 2-3 yaşında bir çocuğun zekasına sahiptir.

Köpekler 150 ila 200 kelime öğrenebilir, kelimelerle aynı anlama gelen el hareketlerini de hafızalarına kazırlar.
Köpeklerin dillerinde yaklaşık 1.700 tat alma organı vardır. İnsanlarda bu sayı yaklaşık 9.000'dir.
Havadaki küçük kimyasal damlacıkları koklayabilmeleri için köpeklerin burunlarının ucu ıslaktır.
Köpekler insanlardan 1000 kat daha iyi koku alır. İnsanların koku alma hücreleri 5 milyonken, köpeklerinki 2.200 kadardır.
Eğer sahibi kollarını sallıyorsa, bir köpek onu 1 mil öteden kolaylıkla tanımlayabilir.
Bir dişi köpek ve dişi yavruları, yedi yıl içerisine 4,372 yavru verebilir.
Köpekler 14.000 yıldan uzun bir süredir insanlarla yaşamaktadır. Kedilerde bu yaklaşık 7.000 yıldır.
Köpekler renkleri renk körü bir insana benzer şekilde algılarlar. Gözleri ışıklar kısıkken daha iyi görür.
Köpekler sürü halindeyken kovalamaya ve avlanmaya daha yatkın olurlar. Bir sürü olabilmek için 2 köpek yeterlidir.
Köpeklerin burun izleri, insanlardaki parmak ileri gibidir ve onları tanımlamakta kullanılır.
Dünyadaki köpek nüfusunun en kalabalık olduğu ülke Birleşik Devletler'dir; bunu ikinci sırada Fransa takip eder.

Dünyada yaklaşık 400 milyon köpek olduğu düşünülmektedir.

Bir köpek kulağını hareket ettirmek için 18'den fazla kas kullanır.
Dokunma, köpeklerin geliştirdiği ilk duyudur. Patiler dahil olmak üzere bütün vücutları dokunmaya duyarlı sinir uçlarıyla kaplıdır.
Bir köpek, bir sesin kaynağını saniyenin 1/600'ünde tespit edebilir ve insanlardan dört kat daha uzağı duyabilir.
İlk kılavuz köpekleri, İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda Alman hükümeti tarafından savaşta gözlerini yitiren askerler için eğitilmiştir.
Dünya üzerinde en çok köpeğe sahiplik etme rekoru 5.000 köpekle Kubla Kahn adındaki bir adamındır.
Köpeklerin yüz şekillerinden yaşam uzunlukları anlaşılabilir. Uzun burunlu, kurtları anımsatan köpekler, düz yüzlü köpeklere nazaran daha uzun yaşarlar.
Eğer sezaryenle doğduysa ve anneye geri verilmeden önce temizlendiyse, anne köpekler doğumdan sonra bazen yavrularını reddedebilirler.
Elma ve armut tohumları içlerinde bir miktar arsenik bulundurur ve bu köpekler için ölümcül olabilir.
Az miktarda taze ve kuru üzüm köpeklerde böbrek sorunlarına neden olabilir.
Benzer şekilde çikolata, pişmiş soğan ya da içerisinde kafein bulunduran yiyecekler köpekler için zararlıdır.
Antik Mısır Uygarlığı'nda köpekler son derece saygın hayvanlardı. Köpek sahipleri köpekleri öldüğünde günlerce yas tutarlardı.
Köpeklerin ter bezleri yoktur, patilerinden terlerler

ALINTIDIR.

3 Oca 2012

HAYATIMIZDAKİ KEDİ VE KÖPEKLER




Bir çok hayvanda olduğu gibi tür kavramının altında bir çok ırk vardır. Köpek türünün kapsadığı sizinde bildiğiniz minicik Pincher’lardan kocaman Danua’lara kadar bir çok köpek ırkı vardır. Tüm bu köpek ırkları içinde saflaştırma dediğimiz suni seleksiyonlarla seçilerek eşleştirmeler sonucu bir çok özellik pekiştirilmiştir.
Örneğin av köpeklerinde iyi koku alan dişi ve erkekler birbirleriyle eşleştirilerek bu özellikleri ile üstün olan ama bekçilik özelliği geride kalmış köpek ırkları üretilmiştir. Buna benzer bazı köpeklerde görünümleri dikkate alınarak seçimle üretilmiştir. Çok güzel tüyleri olan Yorkshire terrierler, Afgan tazıları hep bu özellikleri dikkate alınarak üretilmiş ırklardır.

Tüm bu ırkların içinde çok eski tarihlerden beri insanlar tarafından beslenen ve gerek görünüm gerekse davranış özellikleri fazla değişmeden günümüze kadar aynı kalmış ırklarda vardır. Örneğin bizim Sivas Kangalımız böyle bir ırktır.

Sokaklarda yaşayan köpeklere gelirsek; Biz her ne kadar onlara bir ırkları yokmuş gibi davransak da onlarda yıllara meydan okuyan bazı özellikleri ile kendi içlerinde safkandırlar. Nasıl ki Kangal çoban köpeği Sivas bölgesinin bir çoban köpeği ise bizim Ege bölgesinde rastladığımız sokak köpeği dediğimiz köpekler de bu bölgenin özelliklerine dayanıklı, bekçilik ve koruma özellikleri üst noktada olan, tamahkar, sadık, iyi huylu Ege çoban köpekleridir.

Kediler ise sadece ev hayvanı değildir. Şehir yaşamında sokaklarda hemen her zaman kedilerle karşılaşırız. Onlar işyerlerinin önlerini, saçakları, damları, arabaların üstlerini kendilerine ait yerler olarak görürler. Hemen her yerde sakin, isteklerinin az olduğu iddiasız yaşamlarını sürdürebilirler. Günlük hayatımızda her renkten kediye bazen bir sahil kasabasında balıktan yeni dönmüş bir balıkçının balık
kasalarının etrafında, bazen bir bahçe duvarının üstünde keyifle derin uykuda, ya da bir kafenin yumuşak minderlerinde birbirlerine sarılmış oynarken, bazen de kalabalık bir cadde de bir sokak köpeğinin koynunda
yatarken rastlayabiliriz.

Kedileri seven şanslı insanlar için bu hiç bitmeyen kedi görüntülerinin hepsi birer huzur ve mutluluk tablosudur.

Kutlu Dayıoğlu / Veteriner Hekim

13 Ara 2011

Kedi ve Köpeklerde Zehirlenmeler - 3




Bu hafta sizlerle kedi ve köpeklerimizde kimyasal zehirlenmeler konusunda paylaşımlarda bulunacağım. 
Kemirgenlerle mücadelede kullanılan zehirlerle meydana gelen zehirlenmeler: 
Özellikle kemirgenlerle mücadele sonucunda zehiri alan kemirgenin yenmesi ya da zehrin içme ve tüketilen gıdaya bulaşması sonucunda meydana gelebilen, kusma, karın ağrısı, sinirsel semptomlar (uyarıma bağlı olarak ya da uyarım meydana gelmeden bacaklarda titremeler, halüsinasyonlar, ani ataklar) solunum güçlüğü, idrar ve dışkıda kan, iç kanamalar (bazı zehirler etkilerini böyle gösterirler) meydana gelebilmektedir. 

Eğer petimizin zehirlendiğinden şüpheleniyorsak ve sinirsel bulgular (titremeler, halüsinasyonlar gibi) başladıysa kesinlikle KUSTURMAK için zaman kaybetmeyiniz. Hemen bir battaniyeye sarıp Veteriner Hekiminize gidiniz. Evinizde ya da bahçenizde kemirgen mücadelesi için kimyasal maddeler kullandıysanız kullandığınız kimyasalın içeriğini belirten paketi mutlaka yanınızda götürünüz. Çünkü özellikle kemirgen mücadelesinde pekçok değişik etken kimyasal kullanılmaktadır. 

Kurşun içeren kimyasallarla meydana gelen zehirlenmeler: 
Boyalar, piller, borular, cam macunu, lehim gibi maddeler kurşun içermektedir. Özellikle genç kedi ve köpeklerde sık rastlanan bir durumdur. Zehirlenme erken ya da geç görünebilir. Yani zehirli maddenin bulduğu ortamda günlerce zehrin alınması ya da tek seferde zehirleyici dozda zehrin alınması sonucu gözlemlenir. 

Sinirsel nöbetler, aşırı duyarlılık, sürekli havlama, histeri nöbetleri, uyuşukluk ve körlük gözlenebilmektedir. Eğer bu tarz maddeler yediğini ya da kemirdiğini düşünüyorsanız HEMEN KUSTURUN ve en kısa sürede yediği maddeyi Veteriner Hekiminize bildirerek müdahalesini kolaylaştırın. 

Fosfor içeren kimyasallarla meydana gelen zehirlenmeler: 
Havai fişekler, kibrit ve kibrit kutularında bulunur. Özellikle kusma, kramplar, karın ağrısı gibi belirtiler gözlenir. 

Antifriz Zehirlenmesi: 
Antifriz içinde bulunan Etilen Glikol’in tadı kedi-köpekler için çekicidir. İçilmesi durumunda özellikle sinirsel depresyon, sarhoş gibi yürüme, koma gibi durumlar görülmekte kısa sürede ölümlere neden olabilmektedir. Böbrekler üzerine harabiyeti çok fazladır. Zehirlenmeyi atlatanlarda böbrek yetmezliği devam edebilmektedir. 

Korrozivler (Asitler ve Alkaliler): 
Yakıcı ve dağlayıcılar ev temizleme ürünleri ve solventlerde bulunabilmektedir. Ağız, burun, yemek borusu ve mide de yanıklara neden olurlar. Bu tarz bir kimyasalı içtiğini görürseniz öncelikle panik yapmayın ve KESİNLİKLE KUSTURMAYIN. Kusturmaya çalıştığınızda ağızdan mideye giden yakıcı dağlayıcı madde mide asidiyle etkisini güçlendirmiş mide ve ağızda harabiyeti attırmış olabilirsiniz. Aldığı kimyasalın etiket içeriğini okuyun ve Veteriner Hekiminizi arayarak o anda yapılabilecek (içilen asidik ise bazik ya da bazik ise asidik verip nötrlemek gibi) durumları mutlaka uygulamaya çalışın. 

Petrol ürünleri (Benzin, gazyağı gibi): 
Bu uçucu sıvılar koklandığında ya da aspire edildiğinde özellikle solunum yollarında irkiltilere neden olabilmektedir. Kusma, nefes almakta güçlük, titremeler ve konvulzyonlar. Solunum bozukluklarına bağlı koma görülebilir. 

İyi haftalar dileklerimle,


Veteriner Hekim Sertan BÜTE 


11 Kas 2010

HOŞ GELDİN BEBEK

Dünyaya yeni gelmiş bebekler; kedicikler, köpekçikler, kuzucuklar.. Kimseler onlara doğmak ister misin diye sormadı, doğa hükmünü uyguladı, nesilleri sonlanmasın diye dişilerle erkekleri eşleştirdi. Ve günahsız yavrular kendilerini nelerin beklediğini bil

Hoş geldin bebek yaşamak sırası sende.
Senin yolunu gözlüyor, belediyenin itlaf timi,
Zehirli etler,
Dozunun çok üzerinde uyuşturucu iğneler filan..
Hoş geldin bebek..
Yaşamak sırası sende.
Senin yolunu gözlüyor annesiz soğuk barınaklar,
Taş zeminli hücreler,
Açlık, öldürücü gençlik hastalığı
Falan filan.
Sokaklarda kalırsan eğer senin yolunu gözlüyor,
Sapık, merhametsiz kendinden başkasını bilmeyen, yaşam hakkı tanımayan insanoğlu filan..
Senin yolunu gözlüyor, elinde bıçağı yumuşacık karnını deşecek psikopat filan,
Yaz geldi, bir lokma ekmek bulamasan da, razısın kuruyan dudağına reva görülecek bir damla suya falan.
Bütün bunları daha da beterlerini yaşadı hem cinslerin,
Şimdi senin yolunu gözlüyor hepsi de.
Bütün bunları yaşamak sırası sende..
Hoş geldin, bebek ağzında mis kokulu annenin sütü, kasabın keskin bıçağının altında en kolay can veren sen olmalısın,
Senin yolunu gözlüyor şık marketlerin et reyonları ışıklı tezgahlarında,
Süt kuzusu geldi başlığında ya pirzolasın ya da külbastı sarhoş sofralarında..
Senin yolunu gözlüyor, boşa sevinip zıplama yeşil çayırlarda ,
Güvenme henüz kuzuluğuna, tüm bunları yaşamak seni bekliyor, hoş geldin bebek dünyamıza,
Yaşamak sırası sende..
Ufacıkken pek de sevimliyken, mahallenin çocukları isimler koyacak belki de sana,
Çomar, tekir, pamuk, sarman olacaksın onların gözünde,

Sonra biraz büyüyüp serpilip, irileştiğinde ister istemez,
Bir telefon, en iyi ihtimalle belediyenin ilaç kokan ameliyat masasında,
Üremekten mahrum kalacaksın ömür boyunca,
Olsun,
Ama yetmeyecek bu iki ayaklılara,
Yine istemeyecekler seni,
Ormanlara sürgüne,
Şehir çöplüğüne diri diri toprağa gömülmeye.
Hoş geldin bebek tüm bunları yaşamak sırası sende.
Aç kalan mideni çöplüklere atılmış kuru ekmekle doyurmaya kalksan,
Tekme tokat, küfür belki sopa, belki de
Dom dom kurşunu artık nerene denk gelirse,
Hoş geldin bebek bu dünyaya, yaşamak sırası sende..
Senin yolunu gözlüyor;
Açlık, sefalet, kıyım, işkence ve de
ÖLÜM..
Bunları yaşamak sırası SENDE.
Hoş geldin bebek, hoş geldin.


Pek çoğunuz bilirsiniz Nazım Hikmet’in şiirini. Ondan öykünüp yazdım, sevenleri beni hoş görürler umarım.

YAZAN :ECE BİLGİN

9 Kas 2010

EVİME BİR CAN YOLDAŞI KÖPEK ALACAĞIM, NE YAPMALIYIM ?

Evinize bir köpek alacaksanız öncelikle bakımevlerine gidin . Bakımevlerinde istediğiniz gibi köpek yavruları bulabilirsiniz.Bakımevlerinden bir yavru alırsanız sevgiye ihtiyacı olan bu yavruları mutlu edersiniz.Eğer cins bir köpek yavrusu istiyorsanız bu işi yapan yetiştiricilere gidin. Yavruyu yetiştiricinin yerinde görün,yavrunun karakteri ve bakımı hakkında bilgi alın.Yavrunun yeme ,içme alışkanlığını yetiştiriciden öğrenebiliriz.Yetiştiriciye sormamız gereken sorular şunlar olmalıdır.

1)Babanın huy ve karakteri,dış görüntüsü (sağlık)
2) Annenin huy ve karakteri,dış görüntüsü (sağlık)
Bunları gördükten sonra yavruyu alın.yetiştirici size satış belgesi vermek zorundadır.ayrıca
1)Köpeğin aşı karnesi olmalı
2)İlk 20 günlük sağlık garantisi
3)Yaşını doldurduğunda orijinal vücut ölçülerinde olacağı garantisi
Köpek alırken satıcıların güvenilir olması şarttır. Köpek almadan önce köpeğinize ayıracağınız yer çok önemlidir.Köpekler oksijeni bol ,geniş mekanları severler.Şayet bahçeniz varsa ise iyi,yoksa işiniz zor.Çünkü köpekler oldukça hareketli hayvanlardır.Bahçede her gün köpeğiniz bir saat serbestçe bırakmanız.onun toprakla teması sinir sistemine de iyi gelecektir.
Köpek alırken ne amaçla köpek aldığınızı iyi belirlemeliyiz.
1)Arkadaş köpekler (Spor amaçlı):Bu tip köpekler genelde av kökenli köpeklerdir.(Golden Retrivier. Labrador Retrivier, Setterler) Bu tip köpekler genelde arkadaşlık ederler. Yürüyüş ve koşu yaparken, gezerken yanında size eşlik ederler.
2)KORUMA KÖPEKLERİ (SCHUTZHUND):Bu köpekler özel yetiştirilirler.
Koruma köpeği susturulamayan bir alarmdır teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin,Bir köpeğin önsezilerine ve hislerine asla yetişemez.Bir koruma köpeği bir şahıstan şüphelendiği zaman onu susturamazsınız.İyiyi ve kötüyü çok iyi sezerler ve yanılmazlar
Köpek beslemek ekonomik güç gerektirir. Çünkü köpek bir canlıdır. Bu canlının Veteriner,Kurumama, Barınma v.s. gereksinimi vardır. Köpek almadan önce yapacağınız masrafların bir listesini çıkarın,Net aylık giderinizi önceden saptayın .Bu masrafı karşılayıp karşılayamayacağınıza karaR verip öyle köpek alın.
Köpeğiniz ve siz bir bütün olmalısınız. Birbirinizi tanımalısınız bu tanışma birbirinizle beraber olduğunuz,Bütünleştiğiniz süreyle alakalıdır . Eğer siz ona zaman ayırmazsanız oda size hiçbir şey vermez. Her gün en az 1 saat köpeğinize zaman ayırmalısınız.
Köpek sosyal bir canlıdır. İnsanlarla iç içe olmak,beraber olmak isterler.Siz de sosyal bir yapıda iseniz köpeğin bu isteğini daha iyi anlayacaksınız. Aksi takdirde köpekte sahibine benzer .Köpeğin en güzeli sosyal olandır.İnsan içinde sevilenidir. Sürekli agresif herşeye saldıran bir köpek hiç kimse tarafından sevilmez ve toplum bu köpeği ne kadar güzel ve kaliteli olsa da dışlar.
Yavru köpeğinizi aldınız evinize geldiniz.Önce bir 15 gün bahçede dışarı çıkarmayın. Veterinerin ilk aşılama ve iç parazit tedavilerini bitirin. Ondan sonra önce insan kalabalığı ve trafiğin olmadığı yerlere gidin. Köpeğiniz burada çevreyi tanımalı. Zaten bu eğitimde de amaç çevreyi,İnsanları,Hayvanları,Bitkileri ,Uzaktan arabaları tanıtmak ,Köpeğinizin yapacağı olumsuz şeyleri sürekli uyararak küçüklükten ”HAYIR” komutuna adapte etmektir. Bu arada insanlarla fazla haşır neşir etmemeye özen gösterin. Şüpheli ve düşmanca tavır sergileyen insanlara kesinlikle yaklaştırmayın sevmelerine izin vermeyin. Ve havlarsa aferin diye ödüllendirin. İlk önceleri kesinlikle köpeği gezerken tasmayla yönlendirmeyin daha ziyade kendi haline bırakın aşırı derece de tasmayla zorlarsanız tasma ile gezintiden kaçabilir .Tasma köpeğinize daima mutluluk vermeli. Sizin onaylamayacağınız bir alana yönelirse tasmayla ürkütmeden çekin yumuşak bir ses tonuyla ismini söyleyerek ”GEL” tonuyla yanınıza çağırın.

ALINTIDIR.

23 Eki 2010

İyi Beslenmek Köpeğimizin Hakkı Değil mi ?


Can dostlarımızın en çok özen gösterdiğimiz noktalardan biride beslenmeleridir.Tıpkı bizler gibi onlarda iyi beslenmeyi hak ediyor.Bu yazımızda ev yemeği ile profosyonel hazır mamalar arasındaki farkları ele alacağız.
Ev yemeklerinin karbonhidrat, protein, yağ, mineral ve vitamin oranları belirsiz ve iyi ayarlanamaz, stabil değildir,

Profesyonel kuru mamaların karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral oranları iyi ayarlanmış, stabildir.

Ev yemekleri verildiklerinde hemen tüketilmelidir çünkü çabuk bozulur veya tadını kaybeder,

Profesyonel kuru mamalar tadını uzun süre korur ve bozulmazlar.

Ev yemeklerini kediniz seçerek sevdiği kısımları yer, tamamını bitirmeyebilir,

Profesyonel kuru mamaları kediniz ayırmadan tamamını tüketir, seçim yapma şansı yoktur.

Ev yemekleri kedinizde damak zevki yaratır ve tek yönlü sağlıksız beslenmeye neden olur,

Profesyonel kuru mamalar damak zevki yapsa da tek yönlü beslenmeye neden olmazlar.

Ev yemekleri maliyet açısından sanılanın aksine daha masraflıdır,

Profesyonel kuru mamalar alışta masraflı gibi gelseler de günlük miktarları daha ucuzdur.

Ev yemekleri hazırlanış biçimine ve içeriğine bağlı olarak sindirim bozuklukları, ishal veya kabızlık gibi problemlere neden olabilir,

Profesyonel kuru mamalar hazırlanış ve içerik açısından değişkenlik göstermediğinden sindirim rahatsızlıklarına, ishal veya kabızlık gibi problemlere fazla neden olmazlar.

BU ÇIĞLIK DUYULUYOR MU ?


Küçücük bir can kuytu bir köşe bulmuş ve karton bir kutunun içine sığınmış gecenin soğuğundan yaşamaya çalışıyor . belki aç ,Belkide susuz koskoca bir gün geçirmiş...
Ama genede hayata sarılıp yaşamaya çalışan minicik bir kalp atıyordu o kutunun içinde herkesten habersiz,tek başına,yapayalnız. Zalim ve de merhametten uzak gösteriş budalası 5 üniversiteli genç ona çok gördüler bu yaşamı....tanrının yarattığı bu güzelliğin canını almaya hak gördüler kendilerinde her nasılsa..!! hemde acımasızca ve zalimce.. Bu 5 genç onu gecenin yarısı kutusundan çıkarıp vahşice katlettiler. Bütün egolarını tatmin ederken izlendiklerini fark etmeden...bilmeden..

Bilselerdi yaparlarmıydı sizce ? O içlerindeki vahşet duygusunu nasıl bastırırlardı bir sonraki gün hiç düşündünüz mü bunu? yakalanmasalardı eğer; o gece bir kedi yavrusuna,yarın bir insan yavrusuna yapacaklardı..!! hangimiz kıyamadığımız yavrumuza bu kırılası ellerin dokunmasını ister ki? Kendimizin bile kıyıpta elimizi kaldıramadığımız çocuklarımıza ,bu dışarıdaki hasta beyinlerin yaklaşmasına kimin yüreği dayanabilirdi ki..!!

Bu cana kıyan zalimlerin yakalandığına sevinelim mi üzülelim mi? sevindik güya....ama sevincimiz uzun sürmedi ...zira ,o genç para cezası ile kurtardı paçasını...hepimiz çileden çıktık..isyan ettik..olmaz bu kadarda dedik.

Birilerinin artık dur deme vakti çoktan geçti bile ama madem burası Türkiye cumhuriyeti ve hukuk devleti o halde bizlerde devletimizden hayvanlara yapılan suçların ceza kanunları kapsamına girmesini istiyoruz...o savunmasız canlar için burada seslerimizi duyurmaya çalışıyoruz. suç işlemiyoruz,kimseyi yargılamıyoruz,kimseye haksızlık etmiyoruz..sadece olması gerekeni istiyoruz..onların hakkını onlara vermek için mücadele ediyoruz .insan olmanın verdiği adaleti,o melekler için kullanmaya sonuna kadar mücadele edeceğiz...yılmadan,bıkmadan,usanmadan....

Artık yeter 5199 sayılı yasa değişsin bu tür suçlar ceza yasalarında yer alsın caydırıcı uygulamalar gelsin. Bunun bir kabahat değil suç olduğu kamu yöneticileri tarafından anlaşılsın. Emniyet teşkilatında hayvan polisi diye bir birim oluşturulsun bu tür suçlara müdahale edilsin.


16 Ekim cumartesi günü İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara, Eskişehir gibi illerimizde hayvanseverler ilk kez geniş bir katılımla yürüyüş yaptılar seslerini duyurdular bu ülkede her canlının yaşama hakkı olduğunu unutmadan kamu yöneticilerinin bu çığlığı duymaları lazım.

İzmir ,Ankara,Antalya İstanbul da ki ;protesto yürüyüşlerine ve oradaki insanların hepsinin cesaretine,hayvan sevgisine,birlik ve beraberliğine,metanetine hayran kalmamak imkansız...hepsini yürekten kutluyorum. tek tek saygılarımı sunuyorum..

Yazan :ANNE KEDİ...

14 Eki 2010

KEDİNİN HELVASINI NE ZAMAN YERİZ ?

Ölenlerin arkasından ne yaparız helva karılır ve dağıtılır ne de olsa adettendir.peki  bu kedi yavrusunun arkasından ne yapılır.Haberi duyan duyarlı vatandaşlar şok olur birkaç vah vah haykırışları kimilerinin gençlik nereye gidiyor kardeşim nutukları kısaca geçiştirir giderler.Peki bu neden oldu bu ilk mi idi hiç düşünmezler.Bunun defalarca yapıldığını hayvanseverler bilir.
Ertesi gün ne olur bütün hayvanseverlerin bildiği gibi herşey unutulur.sadece hayvanseverler bilir bu vurduymaz toplumun duyarsız tavırlarını ve onlar sürekli gözlemler insanların acımasızlıklarını ve kahreder bir şey yapamamak onları.Bu durum hayvanseveri çok üzer.
Neden üzülür hayvansever çünkü bilir bu vicdansızların alacakları cezanın ödül olduğunu ve bilir bunların yarın yaptıkları ile övüneceklerini arkadaşlarına kediyi nasıl öldürdüm diye neşeyle anlatacaklarını yaptıklarının acımazsızlık ,zalimlik olduğunu, İnsanlık vasfından sıyrılmış yaratıklar olduklarının şuurunda bile olmadıklarını bilir .
Hayvanlara yapılan şiddet ve tecavüzün artık bir cezası olması gerektiğini;Her canlının yaşamaya hakkı olduğunu;Onların savunmasız olduklarını ;Bu tür insanların psikolojik tedavi görmesi gerektiğini defalarca hayvanseverler dile getirdiler.
Önce insan sloganı ile bizi yöneten devlet büyükleri lütfen kulak verin .Toplum sadece insandan oluşmaz sokağında caddesinde yaşayan kediler ,köpekler,kuşlar.ağaçlar hepsi bu toplumun parçası onları korumak kollamak kanunlar ile sizin göreviniz.Günlerce imza toplayan hayvanseverlere kulak verin etkili ve kapsamlı değişikliklerle uygulanan bir yasa istiyoruz.Önce ülkemizde yaşayan tüm canlılar diyen politikalar görmek istiyoruz.Medeni toplumlarda olduğu gibi her canlının uygun koşullarda yaşamaya hakkı vardır. Bu dünyanın yaşanabilir olması için herkesin bir görevi olduğunu;en baştada sokakta savunmasızca yaşamak için mücadele eden canlılara ve doğaya olan görevlerimiz olduğunu UNUTMAYIN.